13 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk
ADLİ TATİL SÜRECİ NASIL İŞLER
Adli tatil, 20 Temmuz–31 Ağustos arasında yargı faaliyetlerinin tamamen durmadığı; bazı dava ve işlemlerin devam ettiği, adli tatile tabi işlerde ise sürelerin kanuna göre tatil sonrasında uzayabildiği bir dönemdir.

ADLİ TATİL SÜRECİ NASIL İŞLER
Adli tatil; her yılın belirli tarihlerinde başlayıp sona eren, bazı hukuki işlemlerin ve duruşmaların durduğu bir dinlenme dönemidir. Adli tatil sürecine hakim olmak önemlidir çünkü bu dönem, yargılamaların işleyişini ve tarafların haklarını doğrudan etkiler.
Bu bağlamda adli tatile yönelik bilgileri daha detaylı şekilde açıklayalım.
Genel Anlamda Adli Tatil ve Adli Tatil Takvimi
Az önce de bahsettiğimiz üzere adli tatil, her yıl sabit bir tarihte başlar ve sona erer. Bunlar 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleridir.
Yeni yargı dönemi, yani yeni adli yılı ise 1 Eylül tarihiyle birlikte başlar.
Kural olarak adli tatil süresince mahkemelerde duruşmalar gerçekleştirilmez ve birçok usule ilişkin süre işlemeyi durdurur. Bununla birlikte, bu dönem hak arama yollarını tamamen kapatmaz. Adli tatil sırasında da dava açılması, davaya cevap verilmesi ya da istinaf ve temyiz gibi kanun yollarına başvurulması hukuken mümkündür.
Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler
Bu mesele HMK. m. 103’te düzenlenmiştir. Az önce de belirttiğimiz üzere adli tatil, işleyişin tamamen durması anlamına gelmez; aciliyeti olan ve önemli sayılan bazı hukuki işlemler, tatil sürecinde de görülmeye devam edilir.
MADDE 103- (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:
a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.
b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.
c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.
e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.
f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.
g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
ğ) Çekişmesiz yargı işleri.
h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.
Bunlarla birlikte HMK. m. 103’ün; 2, 3 ve 4. fıkraları da mevcuttur:
Bu fıkralarda, adli tatilde görülebilecek dava ve işlerin tarafların anlaşması veya hazır bulunan tarafın talebi üzerine adli tatil sonrasına ertelenebileceği; bunun dışında kalan dava ve işlerde ise dava açılması, kanun yolu dilekçelerinin verilmesi, tebligat yapılması, karar verilmesi ve dosyaların ilgili mahkemelere gönderilmesi gibi usule ilişkin işlemlerin adli tatilde de devam edeceği düzenlenmektedir. Bu hükümler bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemeleri için de geçerlidir.
Fıkralar şöyledir:
(2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir.
(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır.
(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.
Sürelerin Hesaplanması
Adli tatil döneminde sürelerin hesaplanması meselesi, söz konusu davanın tabi olduğu kanuna göre değişiklik göstermektedir.
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu: HMK m. 104 bağlamında, sürelere dair temel uzama kuralı 1 haftadır.
MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Görülmekte olan bir hukuk davanız, bu davaya yönelik olarak sizin de öngörülmüş süreler içerisinde yapmanız gereken işlemler varsa (cevap dilekçesi vermek gibi) ve bu işlemi yapmanız için verilen sürenin son günü, 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına denk geliyorsa, süre o tarihte bitmez. HMK m. 104 bağlamında, yeni adli yılın başlangıcından yani 1 Eylül’den itibaren 1 hafta uzar.
2. Ceza Muhakemesi Kanunu: HMK. ile benzer bir mantık çerçevesinde olsa da, ceza muhakemelerinde adli tatile denk gelen bir süre bitimi var ise, adli tatilin bitişinden itibaren 3 günlük uzama olur.
3. İdari Yargılama Usulü Kanunu: HMK. ile aynı şekilde, süre bitimi adli tatile rastlarsa, tatilin bittiği günü izleyen günden itibaren 7 günlük uzama süresi eklenir.
4. İcra ve Kadastro Mahkemeleri: Hem icra hem de kadastro mahkemelerinde görülen işler, ivedi yani acele kabul edilir ve bekletilmemesi gerekir. Bu bağlamda, bu mahkemeler birer istisna olup adli tatile tabi değildirler. Tüm işlem ve davalar görülmeye devam eder, herhangi bir uzama süresi de söz konusu olmaz.
Çekişmeli Yargı İşleri
Kural olarak bu davalar, adli tatilde görülmez ancak “ivedi” görülen bazı dava türleri bu kuralın dışında tutulmuştur.
Aile hukukuyla alakalı olarak nafaka, soybağı, velayet, vesayet gibi konulara ilişkin çekişmeli davalar, adli tatilde görülmeye devam eder.
İşçilerin açtığı iş davaları, ihtiyati haciz/tedbir gibi geçici korumalar, iflas ve konkordato gibi ticari bağlamdaki bazı işlere dayalı çekişmeli davalar da yine adli tatil de görülmeye devam eder.
*Çekişmeli boşanma davalarında adli tatil süresince yasal süreler durur, duruşmalar ertelenir ancak yeni dava açma, dilekçe sunma ve tebligat işlemleri devam eder. Bununla birlikte, anlaşmalı boşanma davaları ve çekişmeli davalardaki geçici velayet ve nafaka gibi ivedi talepler az önce de belirttiğimiz şekilde, adli tatilde de karara bağlanabilir.
Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular
· Adli tatil başladı, artık dava açamaz mıyım?
Sanılanın aksine adli tatil, tüm yasal sürelerin işleyişini durdurmaz. Boşanma dahil olmak üzere her türlü yeni davayı açmak, dilekçe sunmak ve kanun yollarına başvurmak mümkün olabilir. Adli tatil, yalnı bazı belirli duruşmaların ve yasal sürelerin işleyişini durdurur.
· Tatildeyken elime bir tebligat ulaştı, sürem ne zaman biter?
Eğer size ulaşan belgeye cevap verme sürenizin son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına denk geliyorsa, süreniz adli yılın açıldığı 1 Eylül'den itibaren 1 hafta uzar ancak, 2 haftalık cevap sürenizin son günü zaten 1 Eylül veya sonrasına kalıyorsa, bu süreye ekstra bir hafta eklenmez.
Eğer gelen tebligat nafaka veya velayet gibi acil bir davaya aitse süre hiç uzamaz, tatilde de aynen biter.
· Bütün davalarda süreler tatil sonuna kadar uzar mı?
Hayır. İvedi yani acele kabul edilen bazı davalar vardır ki bunlar adli tatilden etkilenmez. Örneğin; nafaka, velayet, işçi alacakları ve nüfus kaydı düzeltme gibi davalarda takvim durmaz, süreler aynen işlemeye devam eder.
· Eşimle anlaşmalı olarak boşanmak istiyoruz, eylülü mü beklemeliyiz?
Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların iradesi uyuştuğu ve tek celsede bittiği için istisnai bir durumdur.
· Ceza davalarındaki süreler de mi bir hafta uzuyor?
Hayır, ceza hukukunda sistem farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'na tabi işlerde, son günü tatil sürecine rastlayan süreler tatil bittikten sonra sadece 3 gün uzamış sayılır. Ayrıca tutuklu dosyalarındaki incelemeler ve savcılık işlemleri adli tatil boyunca kesintisiz devam eder.
· Borçlu olduğum bir dosya için icra takibi başlatılırsa ne yapmalıyım?
İcra ve iflas işlemleri adli tatilin koruması altında değildir. Size bir ödeme emri gelirse "nasıl olsa adli tatildeyiz" diyerek itiraz etmemek büyük bir hak kaybına yol açar çünkü icra mahkemelerine yapılacak ödeme emrine itirazlarda tatil sebebiyle ek süre verilmez.
Sonuç olarak; adli tatil, yargı faaliyetlerinin tamamen durduğu bir dönem değildir. Hangi dava ve işlerin görülmeye devam ettiği ile hangi sürelerin uzadığı veya işlemeye devam ettiği, ilgili kanun hükümlerine göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle adli tatil sürecine hakim olmak ve adli tatilin somut dosyanıza etkisi ile sürelerin doğru hesaplanması konusunda alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
