
VASİYETNAMENİN TENFİZİ
Vasiyetnamenin tenfizi, mirasbırakanın vasiyet ettiği mal veya hakkın vasiyet alacaklısına devredilmesini sağlayan hukuki süreçtir.
Bilgi
Hukuki gelişmeler ve bilgilendirici yazılarımız.

Vasiyetnamenin tenfizi, mirasbırakanın vasiyet ettiği mal veya hakkın vasiyet alacaklısına devredilmesini sağlayan hukuki süreçtir.

Franchise sözleşmeleri, bir markanın belirli bir ücret karşılığında başka bir işletme tarafından kullanılmasını düzenler.

Eser sözleşmeleri; yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir.

İşe iade davası, işverenin geçerli bir neden olmaksızın yaptığı feshe karşı işçiyi koruyan ve belirli şartlar altında işçinin işe dönmesini sağlayan bir hukuki mekanizmadır. Dava açma sürelerinin kısa olması ve arabuluculuk gibi usul şartlarının bulunması nedeniyle, hak kaybı yaşamamak için sürecin dikkatle yürütülmesi önemlidir.

Hatır taşıması, bir sürücünün hiçbir maddi karşılık veya çıkar gözetmeksizin tamamen iyilik amacıyla bir başkasını aracıyla taşımasıdır. Olası bir kaza durumunda ise bu karşılıksız iyilik hali göz önünde bulundurularak sürücünün ödeyeceği tazminat miktarında hakkaniyet indirimi yapılır.

Eser sözleşmelerinde yüklenicinin eseri sözleşmeye uygun ve ayıpsız teslim etmesi esastır. Ağır kusur, bu yükümlülüğün ihlali halinde önemli hukuki sonuçlar doğurur.

Mobbing, işyerinde çalışanı yıldırmaya veya yalnızlaştırmaya yönelik sistematik ve süreklilik gösteren psikolojik baskı davranışlarıdır. Çalışanların bu tür durumlarda delilleri koruması ve hukuki haklarını bilmesi büyük önem taşır.

İşverenin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshedebilmesi için kanunda öngörülen şartlara ve usule uygun hareket etmesi gerekir. Fesih; işçinin yeterliliği, davranışları veya işletmenin gereklerinden kaynaklanmalı ve son çare olarak uygulanmalıdır.

Yeniden inşa, imar veya esaslı tadilat nedeniyle kira sözleşmesinin sona erdirilebilmesi için yapılacak çalışmaların gerçek, ciddi ve taşınmazın kullanımını önemli ölçüde imkansızlaştıracak nitelikte olması gerekir. Tahliye sürecinde belirli sürelere uyulması gerektiği gibi, tahliye sonrasında eski kiracıya tanınan öncelik hakkı ve yeniden kiralama yasağı gibi kurallara da dikkat edilmelidir.

Trafik kazalarında bedensel yaralanma, kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi sonucunda maddi ve manevi tazminat hakları doğurabilen bir durumdur. Tazminatın kapsamı; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, kusur oranı ve olayın diğer koşulları dikkate alınarak belirlenir.

Kasten yaralama, kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak şekilde kasten hareket edilmesiyle oluşur. Suçun niteliği; kullanılan araç, kastın türü, ortaya çıkan zararın ağırlığı, meşru müdafaa ve haksız tahrik gibi durumlara göre değişebilir.

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesini cezalandırır ve özellikle siyasi, dini, sağlık veya cinsel yaşam gibi kanunda sayılan hassas verilere ilişkin kayıtlar için ceza artırılır ancak kişinin rızası veya kanundan doğan bir yükümlülük gibi hukuka uygunluk nedenleri varsa suç oluşmaz; somut olayda kaydedilen verinin niteliği ve eylemin nasıl gerçekleştirildiği önem taşır.

Babalık davası, evlilik dışında doğan çocuğun biyolojik babasıyla hukuki soybağının kurulmasını ve babadan kaynaklanan yasal haklarına kavuşmasını sağlayan önemli bir dava türüdür. Davada özellikle hak düşürücü süreler, taraf teşkili, DNA gibi ispat yöntemleri ve gerekli usul bildirimleri dikkatle değerlendirilmelidir.

Uyuşturucu madde ticareti, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır yaptırımlara bağlanan ve maddenin türü, miktarı, eylemin niteliği ile failin durumuna göre cezai sorumluluğun değişebildiği ciddi bir suçtur. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde somut olayın özellikleri ile uygulanabilecek hukuki düzenlemelerin dikkatle değerlendirilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşır.

Uyuşturucu madde kullanma suçu, kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, bulundurması, satın alması ya da kabul etmesi gibi eylemleri kapsamakta ve Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai sorumluluk doğurmaktadır. Suçun oluşumu, uygulanacak yaptırımlar ve kullanım ile ticaret arasındaki ayrım ise somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda değerlendirilir.

Döviz cinsinden veya dövize endeksli kira ve satış sözleşmeleri, Türk hukukunda kural olarak sınırlandırılmış olmakla birlikte belirli istisnalar kapsamında yapılabilir. Yasağa aykırı şekilde döviz üzerinden sözleşme yapılması ise idari para cezası ve sözleşmedeki döviz bedelinin TL’ye uyarlanması gibi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Soybağı, anne ve baba ile çocuk arasındaki hukuki ilişkinin doğum, evlilik, tanıma, babalık davası veya evlat edinme gibi yollarla kurulmasını ifade eder. Bu bağın kurulmasıyla birlikte taraflar arasında miras, bakım, eğitim ve diğer aile hukuku kapsamındaki hak ve yükümlülükler doğar.

Kira sözleşmelerinde sürenin uzaması, sözleşmenin türüne ve uygulanacak yasal hükümlere göre farklı sonuçlar doğurur. Özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan otomatik uzama hükümleri bulunurken, diğer kira türlerinde tarafların anlaşmaları ve özel kanun hükümleri belirleyici olmaktadır.

Ön ödemeli konut satışlarında tüketicilere, belirli şartlar ve süreler kapsamında sözleşmeden cayma veya dönme imkanı tanınmaktadır. Bu hakların kapsamı, kullanım süresi ve sonuçları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Ön ödemeli konut satışlarında tüketicinin korunması amacıyla sözleşmenin kurulması ve geçerliliği bakımından belirli şartlar öngörülmüştür. Bu nedenle yapı ruhsatı, bilgilendirme ve sözleşmenin şekli gibi hususların yanı sıra, tüketicinin ödeme ve diğer haklarının da mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşır.

Evlat edinme, aile hukukunun yanı sıra miras hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğuran bir hukuki kurumdur. Evlat edinilenin miras hakları ve evlat edinmenin taraflar arasındaki miras ilişkisine etkileri, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.

İnternet ortamında kişisel verilerin izinsiz paylaşılması, özel hayatın ihlali, hakaret veya gerçeğe aykırı içerikler kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler oluşturabilir. Bu tür ihlaller karşısında kişilerin hukuki ve cezai yollara başvurma, gerektiğinde KVKK kapsamında şikayette bulunma ve tazminat talep etme hakları bulunmaktadır.

Mesafeli satış sözleşmelerinde tüketicinin, fiziken inceleme imkânı olmadan yaptığı alışverişlerde korunması amacıyla 14 günlük cayma hakkı ve satıcıya yönelik çeşitli yükümlülükler bulunmaktadır. Satıcının ürünü en geç 30 gün içinde teslim etmesi, cayma veya fesih halinde ise gerekli bedel iadelerini süresinde gerçekleştirmesi gerekirken, aracı hizmet sağlayıcıların da belirli durumlarda tüketiciye karşı sorumlulukları bulunmaktadır.

Boşanma davası kesinleşmeden eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve sağ kalan eş kural olarak mirasçı olur ancak ölen eşin mirasçılarından biri davayı sürdürerek sağ kalan eşin kusurunu ispatlarsa sağ kalan eş mirasçılık haklarını kaybedebilir.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması, eşler arasındaki ortak hayatın sürdürülemeyecek derecede çekilmez hale gelmesi durumunda gündeme gelmektedir. Bu kapsamda evlilik birliğini sarsan davranışlar, kusur durumu, anlaşmalı boşanma ve boşanma davasının reddinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması gibi hususlar önem arz eder.

Zina sebebiyle boşanma, eşlerden birinin evlilik birliği içerisinde eşi dışında başka bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel birliktelik yaşaması halinde gündeme gelmektedir. Zina öğrenildikten sonra 6 ay ve her hâlde olayın üzerinden 5 yıl geçmeden dava açılması, ayrıca affın bulunmaması gerekmekte; zinanın ispatında ise hukuka uygun şekilde elde edilmiş kuvvetli deliller önem taşımaktadır.

Terk sebebiyle boşanmanın hangi şartlarda gerçekleşebileceği, 6 aylık terk süresi ve “eve dön” ihtarı önem taşımaktadır. Terk eden veya ortak konuta dönmesi engellenen eşin durumuna göre ihtarın gönderilmesi, dava açma süreci ve tarafların ispat yükü bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kira bedelinin belirlenmesi ve kira artışlarının uygulanmasına ilişkin kurallar önem taşımaktadır. Bu kapsamda, tarafların hakları ve kira bedelinin belirlenmesinde dikkate alınan yasal sınırlar ortaya konulmaktadır.

TBK m. 347 ve devamında konut ve çatılı işyeri kiraları özel olarak düzenlenmekte; kiracının fesih hakkı korunurken kiraya verenin sözleşmeyi sona erdirebilmesi belirli süre, bildirim, 10 yıllık uzama süresi, yazılı fesih ve usul şartlarına bağlanmakta, ayrıca aile konutu ve kiracının ölümü gibi özel durumlar da düzenlenmektedir.

Aile konutu, eşlerin yaşam merkezini oluşturan ve aile hayatının sürdürüldüğü konuttur. Evlilik birliği devam ettiği sürece özel bir hukuki korumaya sahip olan aile konutu, diğer eşin açık rızası olmadan satılamaz, devredilemez veya üzerindeki haklar sınırlandırılamaz; gerektiğinde aile konutu şerhi ve tapu iptali gibi hukuki yollarla korunabilir.

Mehir, evlilik sırasında veya sonrasında kadına verilmesi taahhüt edilen para ya da ekonomik değeri olan mal olup Türk hukukunda şartları oluştuğunda bağışlama sözü kapsamında hukuki sonuç doğurabilir. Mehir alacağı, boşanma davasından bağımsız olarak talep edilebilen bir alacak niteliğindedir ve ispatında yazılı mehir senedi büyük önem taşır.

Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahkemeye taşınmadan önce tarafsız bir arabulucu yardımıyla çözülmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Tüketici uyuşmazlıklarında ise bazı durumlarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur.

Adli tatil, 20 Temmuz–31 Ağustos arasında yargı faaliyetlerinin tamamen durmadığı; bazı dava ve işlemlerin devam ettiği, adli tatile tabi işlerde ise sürelerin kanuna göre tatil sonrasında uzayabildiği bir dönemdir.

Nişanın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi halinde, şartları oluştuğunda alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi talep edilebilir.

Ayıplı mal ifası halinde tüketici; bedel indirimi, ücretsiz onarım, ürün değişimi veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir ve satıcı kural olarak bu tercihe uymakla yükümlüdür. Ayıbın niteliğine göre üretici ve ithalatçı da sorumlu olabilir; tüketicinin başvurabileceği yollar ise uyuşmazlığın miktarına ve niteliğine göre değişir.

Ayıplı hizmette tüketici; hizmetin yeniden yapılmasını, ücretsiz düzeltilmesini, bedelde indirim yapılmasını veya sözleşmeden dönmeyi seçebilir. Seçilen hak kural olarak sonradan değiştirilemez ve tüketiciden ek masraf talep edilemez. Ayrıca sağlayıcının kusuru varsa maddi ve manevi tazminat istenebilir.

Dolandırıcılık suçuna iştirak bağlamında, 12. Yargı Paketi ne gibi değişiklikler öngördü?

12. Yargı Paketi olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde hangi düzenlemelere gidildi?

Araç değer kaybının hesaplanmasında, kazanın ve aracın özelliklerine ilişkin çeşitli unsurların birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı süreleri ve bu sürelerin hangi durumlarda başlayıp değişebileceği, hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.

Trafik kazası sonrası araç değer kaybının hangi şartlarda talep edilebileceği, kusur durumunun ve aracın hasar niteliğinin tazminata etkisi, sigorta şirketine başvuru süreci ile dava ve tahkim yolları hakkında detaylı bilgiler bu yazımızda ele alınmaktadır.

Araç değer kaybında sorumluluk; sürücü, işleten, teşebbüs sahibi ve sigorta şirketleri bakımından değerlendirilmekte olup, hangi kişi veya kuruma ne ölçüde başvurulabileceği somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir.