13 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk
AYIPLI MAL SATIŞINDAN KAYNAKLANAN DURUMLARDA TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI
Ayıplı mal ifası halinde tüketici; bedel indirimi, ücretsiz onarım, ürün değişimi veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir ve satıcı kural olarak bu tercihe uymakla yükümlüdür. Ayıbın niteliğine göre üretici ve ithalatçı da sorumlu olabilir; tüketicinin başvurabileceği yollar ise uyuşmazlığın miktarına ve niteliğine göre değişir.

AYIPLI MAL SATIŞINDAN KAYNAKLANAN DURUMLARDA TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI
Bir malın satışının ardından o malda eksiklik veya aksaklık söz konusu olabilir. Bu bağlamda tüketicinin korunmasına yönelik kapsamlı bir mekanizma işler.
Ayıplı hizmet konusunda tüketicinin başvurabileceği hakları ve detaylarını ele aldığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Ayıplı Mal Nedir?
Aslında ayıplı mal kavramı, malın hasarlı ya da bozuk olmasından çok daha geniş bir kapsamdır.
Ürünle ilgili verilmiş vaatlerin yanlış olması, satın alınmış ürünün sözleşmede üzerinde anlaşıldığı şekilde olmaması, ürünün kararlaştırılan zamanda teslim edilmemesi, ürünün bozuk/hasarlı/hatalı/eksik olması, reklam veya fotoğraflarda gösterilen ile asıl ürünün aynı olmaması gibi çok fazla durumu “ayıplı mal” kategorisine sokabilmek mümkündür.
*Kurulum veya montaj gerektiren mallarda, eğer kurulumu yapmakla satıcı mükellef ise bu sırada yapılacak her türlü hata yine ayıplı mal hali teşkil eder. Eğer tüketici kurulum yapmayı üstlenmişse ve satıcının yetersiz/hatalı yönlendirmeleri sebebiyle hatalı hareket ederse, yine ayıplı maldan bahsedilir.
İspat Yükümlülüğü
Bu konu bağlamında ispat yükümlülüğü tüketici lehine işler.
Söz konusu mal tüketiciye teslim edildikten sonraki ilk 6 ay içerisinde arıza verirse, bir sorun oluşursa; mal “ayıplı” kabul edilir ve sorunun malın teslim edildiği andan itibaren var olduğu kabul edilir.
Bu durumda satıcı, ürünün sorunlu olmadığını, tüketicinin buna sebep olduğunu ispatlamalıdır. Yani aslında satıcının kusursuz sorumluluğu söz konusu olur. Aslen satıcıya atfedilebilecek bir kusur mevcut olmasa da satıcı, tüketicinin bu iddiasının aksini kanıtlamak zorundadır.
TKHK. m. 10 uyarınca; “Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.”
Tüketicinin Seçimlik Hakları
Ayıplı mal söz konusuysa tüketici şu dört hakkından birine başvurabilir, satıcı bu konuda tüketiciyi yönlendiremez veya belli bir hakkı kullanması konusunda onu zorlayamaz:
1. Bedelde İndirim: Ürün ayıplı haliyle kabul edilir, ayıbı oranında asıl ücretten indirim istenir.
2. Ücretsiz Onarım: Her türlü masraf satıcıya ait olmak üzere ayıplı mal tamir ettirilir.
3. Ürün Değişimi: Ayıplı malın tamamen aynı marka ve nitelikte yeni bir ürünle değiştirilmesi istenir.
4. Sözleşmeden Dönme: Eğer tüketici, bu hukuki ilişkiyi devam ettirmede bir menfaat göremiyorsa ürünü iade eder ve ödediği bedelin tamamını geri alır.
Tüketicinin kullanmak hakkı serbestçe belirleyip satıcıya bildirmesinin ardından, satıcı buna uymakla mükellef hale gelir. Dolayısıyla tüketici sonrasında kararını değiştirerek farklı bir hak talebinde bulunamaz.
Tüketici ürünün değişimini talep etmişse ancak o ürünün artık üretilmiyor olmak gibi sebeplerle ifası imkansız hale gelmişse tüketici diğer haklarını kullanmak durumunda kalabilir.
Bunlarla birlikte tüketici küçük bir kusurdan dolayı seçimlik haklarından birine başvurursa ve bu hak, diğer seçimlik haklara göre satıcıyı ciddi anlamda ve ayıba göre orantısız şekilde zarara sokuyorsa; satıcı buna itiraz edebilir. Bu halde, tüketicinin satıcıyı daha az mağdur edecek diğer haklara başvurması gerekebilecektir.
Çözüm Yolu ve Arabuluculuk
Sorununuzu satıcıyla doğrudan çözemezseniz, izlemeniz gereken yol uyuşmazlığın bedeline bağlıdır:
186.000 TL'nin Altındaki Sorunlar: 2026 yılı için belirlenen bu sınırın altındaki şikayetleriniz için doğrudan Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmanız gerekir.
186.000 TL'nin Üstündeki Sorunlar: Eğer uyuşmazlık konusu miktar bu sınırı aşıyorsa, Tüketici Mahkemesi'nde dava açmadan önce bir arabulucuya gitmek yasal bir zorunluluktur. Arabulucuya gitmeden açılan davalar mahkeme tarafından incelenmeden reddedilir.
Arabuluculuk sürecinin; ne zaman gerekli olduğu, şartları ve usulüne yönelik detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Sorumluluk
Müteselsil sorumluluktan bahsetmek gerekir. Tüketici, yalnız satıcıya değil; ithalatçıya, üreticiye, bayiye dahi başvurabilir. Bunların hepsi ayıplı maldan dolayı zincirleme ve tam sorumluluk altındadır.
Eğer tüketici seçimlik hakları arasından sözleşmeden dönme veya bedelde indirimi seçecek olursa bu talepleri yalnız satıcıya yöneltebilir.
Üretici, ayıbın üretimden sonra meydana geldiğini ve kendisinden kaynaklanamadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Süreler
Genel anlamda taşınırlarda malın özelliğine göre en geç 30 iş günü, yine taşınırlarda tamire yönelik talepler için 20 iş günü ve taşınmazlarda 60 iş günü içinde bu talep yerine getirmelidir.
Genel anlamda sorumluluk teslim tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlıyken taşınmazlarda 5 yıl, ikinci el ürünlerde en az 1 yıl boyunca devam eder.
Satıcı malın ayıbın hile ile saklamışsa ise zamanaşımı işlemez, sorumluluk ortadan kalkmaz.
Bazı Özel Haller
Tüketici, ürünün ayıplı/kusurlu mal olduğunu bildiği halde yine de satın almışsa bu kusur üzerinden daha sonrasında talepte bulunamaz. Zaten mevcut kusurdan farklı bir sorun ortaya çıkarsa ise ayıplı mal ifasından kaynaklanan tüm haklarına başvurabilir.
Teşhir ürünü olup etiketinde açıkça teşhir ürünü olduğu belirtilmeyen ürünler de ayıplı kabul edilir.
Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular
· Satıcı bana sormadan ürünü direkt tamire gönderebilir mi?
Hayır, ayıplı mal ifası söz konusuysa tüketicinin başvurabileceği seçimlik hakları mevcuttur. Tüketici, kendi iradesi doğrultusunda bunlardan birini tercih eder ve satıcı da bu talebi yerine getirmekle mükelleftir.
· "İndirimli veya defolu üründe iade olmaz" tabelası yasal mıdır?
Eğer ürün, etiketi üzerinde açıkça belirtilen bir kusuru nedeniyle indirimli satılıyorsa o spesifik kusur için hak iddia edemezsiniz ancak bu durum ürünün diğer kısımlarının sağlam olacağı anlamına gelir. Belirtilen kusur dışında başka bir ayıp ortaya çıkarsa indirimli almış olsanız dahi tüm yasal haklarınızı kullanabilirsiniz.
· Ürünü kendim kurarken bir parçasını kırdım, suç benim mi?
Bu durum kutu içeriğindeki yönlendirmelere bağlıdır. Eğer satıcı tarafından verilen montaj kılavuzu eksik, hatalı veya anlaşılmaz ise ve siz bu yüzden yanlış bir işlem yaptıysanız, sorumluluk satıcıya aittir. Ürün yine ayıplı mal statüsünde değerlendirilir.
· Ürünü alalı 4 ay oldu ve bozuldu. Kullanıcı hatası olmadığını nasıl kanıtlayacağım?
Sizin bir kanıt sunmanıza gerek yoktur. Satın alma tarihinden itibaren ilk 6 ay içinde meydana gelen her türlü arızanın, malın teslim edildiği anda var olduğu kabul edilir. Bu süreçte malın sağlam olduğunu ispatlama yükü tamamen satıcıya aittir.
· Mağaza kapandı veya ulaşılamıyor, ne yapmalıyım?
Tüketici olarak tek muhatabınız mağaza değildir. Ürünün üreticisi, ithalatçısı, ana bayisi ve hatta acentesi bu ayıptan zincirleme olarak sorumludur. Mağaza iflas etse bile, üretici firmaya veya ithalatçıya başvurarak ücretsiz değişim veya ücretsiz onarım talep edebilirsiniz.
· Alışverişte faturayı kurumsal (şirket adına) kestirmiş olmam, bir sorun yaşadığımda Tüketici Hakem Heyeti'ne gitmeme engel olur mu?
Bir ürün veya hizmet satın alırken faturanın şirket adına düzenlenmesi, çoğu durumda Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru hakkını ortadan kaldırır. Bunun nedeni, tüketici hukukunda yalnızca kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hareket eden gerçek kişilerin "tüketici" olarak kabul edilmesidir. Faturanın bir şirket adına kesilmesi ise satın almanın ticari ya da mesleki faaliyet kapsamında yapıldığına işaret eder. Bu durumda işlem, tüketici işlemi niteliğini kaybeder ve taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici hukuku yerine ticari hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle, şirket adına düzenlenen faturalara ilişkin anlaşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyeti görevli değildir.
Ayıplı mal nedeniyle tüketicilere tanınan seçimlik haklar, mağduriyetlerin giderilmesi ve taraflar arasındaki dengenin korunması açısından önemli güvenceler sağlamaktadır ancak somut olayın özelliklerine göre hakların kullanımı, süreler ve başvuru yolları farklılık gösterebilir. Hak kaybı yaşamamak ve süreci doğru şekilde yürütmek için alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması faydalı olacaktır.
