28 Eylül 2026 · Özelgül Hukuk
ESER SÖZLEŞMELERİ
Eser sözleşmeleri; yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir.

ESER SÖZLEŞMELERİ
Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eseri ortaya koymayı; iş sahibinin ise bunun karşılığına denk gelecek bedeli ödemeyi üstlendiği bir tür sözleşmedir.
Önem arz eden birçok unsuru içinde bulunduran bu sözleşmelerin detaylarına haiz olmak, hak kaybı yaşamamak adına gereklidir.
Eser Sözleşmelerinde Şekil
Kanun koyucu tarafından bu sözleşmelere yönelik olarak öngörülmüş bir şekil şartı mevcut değildir ve sözlü şekilde dahi geçerli bir eser sözleşmesinin kurulması mümkündür.
Yine de belirtmek gerekir ki, yazılı şekilde yapılmaları herhangi bir uyuşmazlığın söz konusu olma ihtimaline karşı güvence oluşturacaktır.
Şekil Şartına Tabi İstisnalar
· Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri: Bu sözleşmelerde müteahhidin inşaatı yapması karşılığı, arsa sahibi de ona arsadan tapuda pay devretmeyi üstlenir. Bu sözleşmeler noter huzurunda düzenleme şeklinde ya da tapu dairesinde resmi olarak yapılmalıdır.
· Mülkiyet Devri Taahhüt Edilen İşler: Yüklenicinin mülkiyeti kendisine ait bir arazi üzerinde yapı inşa edip bu mülkiyeti iş sahibine aktarmayı üstlendiği durumlarda da sözleşmenin resmi biçimde kurulması yasal bir zorunluluktur.
· Kamu İhalesi Kapsamındaki Sözleşmeler: Devlet İhale Kanunu ile Kamu İhale Kanunu kurallarına tabi olan yapım işlerinde de öngörülmüş belli şekil şartları vardır ki bunlara uyulması gereklidir.
Tarafların Borçları
· İş Sahibinin Borçları: İş sahibinin sözleşmeden doğan en temel borcu, yüklenici tarafından meydana getirilen eser karşılığında taraflarca kararlaştırılmış olan ücreti ödemektir.
· Yüklenicinin Borçları:
1. Eseri Meydana Getirme Borcu: Yüklenici, eseri sözleşmeye ve teknik kurallara uygun şekilde yapmakla yükümlüdür.
2. Eseri Teslim Etme Borcu: Tamamlanan eserin iş sahibine zamanında teslim edilmesi gerekir. Yüklenicinin “şahsen ifa borcu” kapsamında, eseri bizzat kendi yapmak veya kendi gözetiminde yaptırmak zorundadır. Şayet eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri bir önem arz etmiyorsa, işi başkasına gördürmesinin de bir mahsuru olmaz. İfa yardımcısı kullanılması da mümkündür. Bu halde de denetim ve gözetim bağlamında, yüklenicinin sorumluluğu devam edecektir.
3. Sadakat ve Özen Borcu: Yüklenici, işi yürütürken iş sahibinin menfaatlerini gözetmeli ve gerekli özeni göstermelidir.
4. Ayıpsız Eser Teslim Etme Borcu: Yüklenici, sözleşmede belirtilen özelliklere uygun, kusursuz bir eser teslim etmelidir.
Eser Ayıplı ise İş Sahibine Doğan Haklar
· Gözden Geçirme ve İhbar: İş sahibi, kendisine teslim edilen eseri gecikmeksizin kontrol etmeli ve olağan inceleme süreci içerisinde fark edebileceği herhangi bir aykırılık veya eksikliği, makul süreyi aşmadan yükleniciye bildirmelidir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, iş sahibinin eseri herhangi bir itiraz ileri sürmeksizin teslim aldığı ve mevcut durumuyla kabul ettiği sonucuna varılır.
· Seçimlik Haklar:
1. Sözleşmeden Dönme: Eser kullanılamayacak derecede ağır kusurluysa veya hakkaniyet ilkesi gereğince iş sahibinden bu eseri kabul etmesi beklenemez ise sözleşmeden dönmek mümkündür.
2. Bedelden İndirim: Kusurun derecesi bağlamında eserin ücretinden indirim talep edilebilir.
3. Ücretsiz Onarım: Aşırı yüksek miktarda harcama gerektirmemesi şartıyla kusurun giderilmesi istenebilir.
4. Ayıpsız Misliyle ya da Benzeriyle Değişim: Eserin ayıpsız haliyle aynen tesliminin istenebileceği gibi, benzeriyle değişimini istemek de mümkündür.
Eser Sözleşmesinden Dönme
· Teslim Edilen Eser Kabul Edilemeyecek Kadar Kusurluysa: Teslim edilen işte ağır kusur ve mevcutsa, kabul etmek hiçbir işinize yaramayacaksa ve hakkaniyet ilkesi gereğince kabul etmeniz beklenemez ise sözleşmeden dönmek mümkündür.
· Arsa Üzerindeki İnşaatlarda: Ayıplı bir yapının, arsa sahibine ait taşınmaz üzerinde meydana getirilmiş olması ve mevcut ayıbın giderilmesi için yapının tamamen ortadan kaldırılmasının arsa sahibi açısından olağanüstü bir mali külfet doğurması halinde, sözleşmeden dönme hakkının kullanılması mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda hukuki çözüm, sözleşme ilişkisinin geçmişe etkili şekilde sona erdirilmesi yerine ileriye dönük olarak tasfiye yani fesih edilmesidir. Bu kapsamda, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın karşılığı kendisine ödenirken henüz tamamlanmamış işler tasfiye edilir. Bununla birlikte, yapının ayıplı olmasından ve yüklenicinin kusurlu davranışından kaynaklanan arsa sahibinin uğradığı zararların ayrıca giderilmesi talep edilebilir.
· Yüklenicinin İşi Geciktirmesi: Yüklenici, eserin teslimini kendisinden kaynaklanan bir kusurla geciktirirse, sözleşmeden dönme hakkı doğar.
Zamanaşımı Süreleri
· Taşınır Eserlerde: Kıyafet, tablo gibi taşınır eserlerde ayıp söz konusu olduğunda, teslimden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Şayet yüklenici, iş sahibini hile ile aldatmışsa ağır kusurdan bahsedileceğinden baz alınacak süre 2 yıl olmaz.
· Taşınmaz Eserlerde:
1. Olağan Ayıplar: Taşınmazlarda yani inşaatlarda meydana gelebilecek temel uyuşmazlıklar için teslimden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi işler.
2. Ağır Kusur: Yüklenicinin hilesi gibi ağır kusurun söz konusu olduğu hallerde, teslim tarihinden itibaren zamanaşımı süresi 20 yıldır. (Eser sözleşmelerinde ağır kusur meselesini ele aldığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.)
Konu Bağlamında Sorulan Sorular
· Hukuki anlamda "eser" kavramı yalnızca sanatsal yaratımları mı ifade eder?
Bu bağlamda “eser”, yalnızca güzel sanatlar alanından ürünleri değil, yapımı alanında uzman bir kişiye emanet edilmiş; kıyafet, boya-badana işlemleri, araç bakımı gibi birçok örneği kapsayabilir.
· Evime tamirat yapması için çağırdığım bir ustanın geçirdiği iş kazasından sorumlu tutulur muyum?
Alanında uzman kişi, iş sahibiyle alışılagelmiş bir işçi-işveren ilişkisi içinde çalışmaz. Teknik konularda kendi bilgisine dayalı şekilde ve bağımsızca hareket eder. Dolayısıyla iş güvenliğini sağlamak da kendisine ait olacaktır. İş sahibinin işi aslında uzmanlığı bulunmayan ve ehliyetsiz birine yaptırması sonucu ortaya çıkacak zararlı sonuçlarda ise iş verenin sorumluluğu söz konusu olabilir.
· Teslim edilen binanın yıllar sonra depremde yıkılması durumunda müteahhide dava açma süresi ne zaman başlar?
Yasal düzenlemede yüklenicinin ağır kusuruna dayanan davalar için teslimden itibaren 20 yıllık bir sınır öngörülmüştür ancak Yargıtay’ın uygulamalarına göre zamanaşımı süresi binanın yapım veya teslim tarihinde değil, zararın fiilen gerçekleştiği deprem anında işlemeye başlar. Henüz ortada somut bir zarar yokken bir kişinin dava açma hakkı fiilen doğamayacağı için, zamanaşımı ancak zararın dava edilebilir hale geldiği andan itibaren başlatılabilir.
Sonuç olarak eser sözleşmeleri; tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini, eserin tesliminden doğan sorumlulukları ve ayıplı ifa halinde kullanılabilecek hukuki yolları bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken sözleşmelerdir. Özellikle ayıp ihbarı, seçimlik hakların kullanılması ve zamanaşımı süreleri bakımından somut olayın özellikleri belirleyici olabilir. Hak kaybı yaşamamak ve uyuşmazlığın hukuki açıdan doğru şekilde değerlendirilmesini sağlamak için, alanında uzman bir avukata danışılması önem taşır.
