Özelgül Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
← Blog

12 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk

ARAÇ DEĞER KAYBINDA ZAMANAŞIMI

Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı süreleri ve bu sürelerin hangi durumlarda başlayıp değişebileceği, hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.

ARAÇ DEĞER KAYBINDA ZAMANAŞIMI

Araç değer kaybında talep ve başvurular meselesini ele aldığımız yazımız için buraya

Araç değer kaybında sorumluluk meselesiyle alakalı yazımız için buraya

Araç değer kaybında değer kaybını hesaplama meselesiyle alakalı yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Araç değer kaybı, trafik kazalarından doğan bir alacak kapsamı olup hangi taleplerin hangi süreler içinde yapılması gerektiğine yönelik detaylar, hak kaybı yaşanmaması adına önem arz eder.

Konuyu daha detaylı şekilde açıklayalım:

Yazı boyunca bahsedilecek süreler birer hak düşürücü süre olmayıp zamanaşımı süreleridir. Hak düşürücü süreden farklı olarak, zamanaşımına uğramış bir borcun varlığı ortadan kalkmaz, sadece dava yoluna başvurmak güçleşir.

Zamanaşımı bir def’idir. Hakim kendiliğinden incelemez, mahkemede ileri sürülmesi gerekir.

Zamanaşımı süresi durabilir veya kesilebilir. Kesilmesi sürenin sıfırlanarak baştan başlaması demektir.

Temel Kural Olarak Süreler

Araç değer kaybına yönelik tazminat taleplerinde temel anlamda öngörülmüş iki zamanaşımı süresi vardır:

1.     Nispi Süre: Öğrenme tarihinden itibaren bu süre işlemeye başlar ve toplamda 2 yılın geçmesiyle sona erer. Sürenin işlemeye başlayabilmesi için mağdur, hem maddi zararını hem de bu zarardan sorumlu kişiyi öğrenmiş olmalıdır.

2.     Mutlak Süre: Kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren bu süre işlemeye başlar ve toplamda 10 yılın geçmesiyle sona erer. Kazanın gerçekleşmesinin ardından maddi zarar veya fail öğrenilememiş olsa da geçen 10 yıl ardından talep hakkı ortadan kalkacaktır. Bu süre, “tavan sınır”dır.

“Öğrenme” Ne Anlama Gelir?

Az önce bahsettiğimiz 2 yıllık nispi sürenin başlamasını sağlayan “öğrenme”, birinden veya bir şeyden şüphelenme anlamına gelmez. Dava açmaya yeterli gelecek düzeyde net ve kesin bilgi aranır.

Kişinin kazadan haberdar olması yeterli değildir; araçtaki hasarı ve bunun sebep olacağı maliyetin varlığını bilmesi gerekir. Yani aslında aranan, talep edilecek tazminatın değerini kesin sayılarla bilmek değil, zararın varlığını ve kapsamını genel anlamda bilmektir.

Kaza sırasında karşı tarafın kimliği belli olduğundan süre kaza tarihinden itibaren işlemeye başlar ancak eğer vur-kaç gibi failin kimliğinin doğrudan tespit edilemeyeceği durumlar söz konusuysa, 2 yıllık süre failin öğrenilmesiyle başlayacaktır.

Zarar gören bir şirket veya kurumsa, süre, yetkili organlarının zararı öğrenmesiyle başlar.

Sigorta Şirketine Başvuru Halinde

Yani, linkine yukardan ulaşabileceğiniz yazılarımızda detaylarını açıkladığımız sigorta şirketine tazminat talebiyle başvuru yapılması durumunda, sigorta şirketinden bir yanıt gelene kadar zamanaşımı durur, yanıt gelirse veya öngörülmüş süre (15 gün) dolarsa ise işlemeye devam eder.

Sorumlu Tarafların Birbirine Başvurabilmesi

KTK. m. 109/4 uyarınca; “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.”

Genel Zamanaşımına İstisna

Eğer trafik kazası yalnızca maddi zarara sebep olmuş bir haksız fiil olmaktan çıkıp Türk Ceza Kanunu’nda öngörülmüş suçlardan biri kapsamına girerse ve kanununda bu suç için öngörülmüş farklı zamanaşımı süreleri varsa baz alınacak olanlar bu sürelerdir.

Yargıtay'ın Yaklaşımı

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için, tazminat talebinde bulunacak kişinin dava açmasını mümkün kılan olgular hakkında yeterli ve somut bilgiye ulaşmış olması gerekir. Buradaki “öğrenme” kavramı, yalnızca olaydan haberdar olmayı değil, kişinin talebini ciddi ve objektif biçimde ileri sürebilmesine yetecek ölçüde bilgi edinmesini ifade eder. Bu nedenle olayın gerçekleştiği anda zararın niteliği ve sorumlu kişi belirlenebiliyorsa, hak sahibinin gerekli unsurları aynı anda öğrendiği kabul edilir ve zamanaşımı süresi de kural olarak olay tarihinde işlemeye başlar.

*Fail ve zarar farklı zamanlarda öğrenilmiş ise 2 yıllık süre, hangisi daha sonra öğrenilmişse o tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular

·       Değer kaybı tazminatı istemek için ne kadar sürem var?

Temel kural bağlamında, araçtaki hasar ve bu hasardan sorumlu failin öğrenilmesiyle 2 yıllık süre mevcuttur. Her halde, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle talep hakkınız tamamen ortadan kalkar.

·       Kazadan hemen sonra faili (sorumluyu) bulamazsam süre yine de işler mi?

2 yıllık sürenin işlemeye başlaması için yalnız maddi zarar değil bu zarardan sorumlu kişi de bilinmelidir. Eğer failin kim olduğu ancak sonradan tespit edilebildiyse, zamanaşımı süresi de bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

·       Kazada birileri yaralandıysa veya öldüyse zamanaşımı değişir mi?

Evet, bu durumda süreler uzar. Eğer trafik kazası aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, tazminat talepleri için de ceza kanunlarında öngörülen daha uzun süreler geçerli olur.

·       Zararın miktarını tam olarak bilmeden süre işlemeye başlar mı?

Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre, sürenin başlaması için söz konusu maddi zararın kesin ve net rakamlarla bilinmesi gerekmez. Mağdur, araçtaki değer kaybının varlığından ve kapsamından genel anlamda haberdar ise bu yeterli olacaktır.

·       Şirket aracıyla kaza yapıldığında "öğrenme tarihi" nasıl belirlenir?

Zararın muhatabı bir şirket, vakıf veya benzeri bir tüzel kişilik olduğunda, ilgili sürenin başlangıcı kurum içindeki herkesin olayı öğrenmesine bağlanmaz. Esas alınan, tüzel kişilik adına hukuki yollara başvurma yetkisini taşıyan organın ya da yöneticilerin zarardan haberdar olduğu andır. Bu nedenle, yalnızca kurum çalışanlarından birinin durumu öğrenmiş olması, kural olarak sürenin işlemeye başlaması için tek başına yeterli kabul edilmez. Belirleyici olan, olayın dava açma konusunda yetkili kişi veya mercilerin bilgisine ulaşmasıdır.

·       10 yıllık süre kesilebilir mi?

Evet, kesilebilir. Buradaki süre hukuken bir hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresidir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımına ilişkin genel hükümler uygulanır. Örneğin borçlunun borcu kabul etmesi, dava açılması, icra takibinin başlatılması gibi işlemler zamanaşımını kesebilir. Zamanaşımının kesilmesiyle birlikte süre yeniden işlemeye başlar.

Bununla birlikte, bu süre içerisinde herhangi bir hukuki işlem yapılmazsa, kaza tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle birlikte talep zamanaşımına uğrayabilir.

Sonuç olarak; araç değer kaybı bağlamında sorumlu kişilere yöneltilebilecek olan zamanaşımı sürelerine hakim olmak, hak kaybı yaşamamak için önem ve dikkat teşkil eden bir husustur. Somut olay bazında daha doğru değerlendirme yapılabilmesi için alanında uzman bir avukata danışılması faydalı olacaktır.