Özelgül Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
← Blog

12 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk

ARAÇ DEĞER KAYBINDA SORUMLULUK

Araç değer kaybında sorumluluk; sürücü, işleten, teşebbüs sahibi ve sigorta şirketleri bakımından değerlendirilmekte olup, hangi kişi veya kuruma ne ölçüde başvurulabileceği somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir.

ARAÇ DEĞER KAYBINDA SORUMLULUK

Araç değer kaybında talep ve başvurular meselesini ele aldığımız yazımız için buraya

Araç değer kaybında zamanaşımı meselesiyle alakalı yazımız için buraya

Araç değer kaybında değer kaybını hesaplama meselesiyle alakalı yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Araç değer kaybı, günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkan ve aracın kaybettiği değeri tazmin amacıyla kusurlu tarafa veya sigorta şirketine yöneltebilecek talepleri kapsayan bir husustur. Bu bağlamda oldukça geniş bir alanı ele alan bu konu bağlamındaki diğer yazılarımıza ulaşmak için linklerden faydalanabilirsiniz:  

Kimlerin ne derecede sorumlu oldukları büyük önem arz eder. Daha detaylı şekilde açıklayacak olursak:

Kimler Sorumludur?

Araç değer kaybına yönelik tazminat; aracın sürücüsünden, hukuki olarak aracı işletenden ve eğer araç bir işletmeye bağlı ise o teşebbüsün sahibinden talep edilebilir çünkü bunların hepsi müteselsilen yani tam ve zincirleme şekilde sorumludur. Aynı zamanda aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ve varsa limiti aşan kısımlar için İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası da bu sorumluluğa dahil olacaktır.

İşleten Nedir – Sorumluluğu Nasıl İşler?

Karayolları Trafik Kanunu madde 85 uyarınca; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

Yani, “tehlike sorumluluğu” kapsamında, işleten; kendine yüklenebilecek hiçbir kusuru olmasa da sürücünün veya yardımcı kişilerin kusurlarından, kendi kusuruymuş gibi sorumlu olur.

Peki işleten kimdir?

Bir aracın sahibi olan, aracı uzun bir süre boyunca kiralayan, ödünç alan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satın alan (malı fiziken kendinde bulundurma ancak borcun tamamını ödeyene kadar yasal anlamda o malın sahibi olamama hali) kişiler, “işleten” sıfatına haiz olur.

Yine madde 85 uyarınca; “İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.”

İşletenmiş Gibi Sorumlu Olanlar

·       Motorlu araçlarla ilgili ticari/mesleki faaliyette bulunanlar

·       Yarış düzenleyicileri

·       Devlet ve kamu kuruluşları ile aracı çalan veya gasp eden kişiler

Teşebbüs Sahibinin Sorumluluğu

Şayet bir motorlu araç; bir işletme adı altında işletiliyorsa veya o işletme tarafınca sağlanması yoluyla kullanılıyorsa, o işletmenin sahibi “teşebbüs sahibi” olur.

Teşebbüs sahibinin sorumluluğu, “tehlike sorumluluğu”dur. Yani, teşebbüs sahibine yüklenebilecek hiçbir kusur söz konusu olmasa da çalışanlarının veya sürücünün kusurlarından, kendininmiş gibi sorumlu tutulacaktır.

Az önce de belirttiğimiz üzere, teşebbüs sahibi; aracın sürücüsü ve işleteniyle birlikte müteselsilen sorumludur. Dolayısıyla tazminat talebinin tamamını doğrudan teşebbüs sahibine yöneltmek de mümkündür.

Özellikle araç servisine yönelik hizmet sağlayan işletmelerde “özen sorumluluğu”ndan bahsedilir. Gerekli özenin gösterilmemesi gerekçesiyle de teşebbüs sahibi sorumlu tutulabilir.

Sürücü ve Yardımcı Kişilerin Sorumluluğu

Sürücülerin sorumluluğu, işletenin aksine tehlike sorumluluğuna değil, “kusur sorumluluğu”na dayanır. Yani, sürücü ancak kendi haksız fiiliyle sebep olduğu şeylerden ötürü sorumlu tutulabilir. Şayet bir kusuru yoksa ve kazaya sebep olan araçtaki teknik bir arızaysa sürücüyü sorumlu tutmak mümkün değildir. Araçta bulunan diğer kişiler, yardımcı kişi sıfatıyla ve benzer şekilde sorumluluğa sahip olacaktır.

Sigorta Şirketleri Bakımından

Trafik kazalarında söz konusu olacak farklı sigortalar vardır ki bunlar farklı durumlarda devreye girerler:

1.     Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası: İşletenin üçüncü kişilere yönelik sebep olduğu bir zarar varsa poliçe sınırları dahilinde bunu karşılamakla mükellef sigortadır.

2.     İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası: Şayet oluşan zarar, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası’nın karşıladığı miktarı aşıyorsa bu sigortanın sorumluluğu başlar ve yine poliçe sınırlarında zararı karşılaması beklenir.

3.     Kasko Sigortası: Kural olarak bu sigorta, sigortalının kendi aracında meydana gelmiş bir zarar varsa bunu karşılar. Araç değer kaybını karşılayıp karşılamayacağı meselesi ise tartışmalıdır ve Yargıtay uygulamalarındaki eğilime göre; poliçe veya ek sözleşmede belirtilmediği sürece kaskonun böyle bir sorumluluğu olmayacaktır.

Sorumluluktan Kurtulmak Mümkün müdür?

İşleten ve teşebbüs sahibinin bazı hallerde sorumluluktan kurtulabilme ihtimalleri vardır. Bunun için bazı ispat koşulları yerine getirilmelidir:

·       Kazanın mücbir bir sebepten (beklenmedik doğa olayları vb.) kaynaklanması

·       Zarar görenin veya üçüncü bir kişinin tam kusurunun bulunması

·       Aracın çalınması ya da gasp edilmesi durumunda işletenin kusursuz olduğunun ispatı

*Önemli bir not bağlamında; kaza yaralanma veya ölüm ile sonuçlanmışsa ve öncesinde yapılan bir anlaşmayla işletenin sorumluluk alanı ortadan kaldırılmış veya daraltılmışsa, bu anlaşma kendiliğinden geçersiz sayılacaktır.

Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular

·       Kazada haklı tarafım, aracımdaki değer kaybını kimden tahsil edebilirim?

Bu zararı, size çarpan aracın sürücüsünden, araç sahibinden (işleten) veya araç bir şirkete bağlıysa o şirketten yani teşebbüs sahibinden tahsil edebilirsiniz. Ayrıca, karşı tarafın zorunlu trafik sigortası da öngörülmüş limitler dahilinde olup bu kaybı ödemekle mükelleftir.

·       Kendi kasko sigortam aracımın değer kaybını karşılar mı?

Kural olarak kasko, yalnızca aracınızın tamir masraflarını karşılamak üzere yapılır. Yargıtay'ın genel görüşüne göre, eğer poliçenizde "değer kaybı da ödenir" şeklinde özel bir madde yoksa, kasko şirketinden bu tazminatı almanız mümkün olmayacaktır.

·       Aracımı bir arkadaşıma ödünç verdim veya kiraya verdim, o kaza yaparsa ben sorumlu olur muyum?

Araç sahibi olarak genel kural sorumlu olacağınız yönündedir ancak söz konusu “kiralama” uzun süreliyse ve araç üzerindeki kontrolünüz bu süreçte tamamen sona erdiyse, hukuken "işleten" sıfatınızın bittiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulmanız mümkündür.

·       Karşı tarafın trafik sigortası tüm zararımı karşılamaya yetmezse ne yapmalıyım?

Trafik sigortasının karşılayabileceği sınır dolduğunda, kalan miktar için kusurlu tarafın varsa "İhtiyari Mali Mesuliyet" sigortasına başvurmak mümkündür.. Eğer bu sigorta yoksa aradaki farkı sürücü veya işleten şahsen ödemek zorundadır.

·       Aracımı tamire bıraktığımda usta kaza yaparsa sorumluluk kime aittir?

Aracı mesleki faaliyetleri için teslim alan tamirhane/servis sahipleri, o süre zarfında "işleten gibi" sorumlu kabul edilirler. Personelin yaptığı hatadan doğacak zararları teşebbüs sahibi, kendi kusuruymuş gibi karşılamakla yükümlüdür.

·       Kazanın sebebi benim hatam değil de aracın teknik bir arızasıysa yine de sorumlu tutulur muyum?

Sürücü kusurlu olmasa da aracın bakımı ve güvenliğinden sorumlu olan "işleten", teknik arızalardan kaynaklanan kazalarda "tehlike sorumluluğu" gereği kusuru olmasa dahi tazminat ödemek zorunda kalabilir.

·       Hangi durumlarda tazminat ödemekten tamamen kurtulabilirim?

Kazanın tamamen sizin dışınızdaki bir doğa olayından, mağdurun ağır hatasından veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını; ayrıca aracınızda hiçbir teknik eksiklik olmadığını kanıtlarsanız sorumluluktan kurtulabilirsiniz.

Sonuç olarak araç değer kaybı taleplerinde, kazaya ilişkin kusur durumu kadar hangi kişi veya kurumların hukuken sorumlu olduğunun doğru şekilde belirlenmesi de büyük önem taşımaktadır. Hak kaybı yaşamamak ve sürecin usulüne uygun şekilde yürütülmesini sağlamak için, somut olayınızın özellikleri değerlendirilmek üzere alanında uzman bir avukata danışmanız faydalı olacaktır.