17 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk
İNTERNET ORTAMINDA KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
İnternet ortamında kişisel verilerin izinsiz paylaşılması, özel hayatın ihlali, hakaret veya gerçeğe aykırı içerikler kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler oluşturabilir. Bu tür ihlaller karşısında kişilerin hukuki ve cezai yollara başvurma, gerektiğinde KVKK kapsamında şikayette bulunma ve tazminat talep etme hakları bulunmaktadır.

İNTERNET ORTAMINDA KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
İnternet dünyasında yaşanan gelişmeler sayesinde günümüzde birçok iş ve işlem çok daha hızlı, kolay ve pratik bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Alışveriş yapmak, bankacılık işlemlerini yürütmek, eğitim almak, iletişim kurmak ve kamu hizmetlerinden yararlanmak gibi pek çok faaliyet artık internet üzerinden kısa sürede tamamlanabilmektedir ancak teknolojinin sağladığı bu kolaylıkların yanında bazı riskler de bulunmaktadır. Özellikle dijital platformları kullanırken çoğu zaman farkında olmadan kişisel verilerimizin toplanması, işlenmesi ve çeşitli amaçlarla kullanılması söz konusu olabilmektedir.
Bu bağlamda, kişisel verileri korumaya yönelik bilgileri daha kapsamlı şekilde ele alalım:
Türk Medeni Kanunu 24. Madde uyarınca
“(1) Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
(2) Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”
Peki kişilik haklarının hukuka uygun olmasını sağlayabilecek haller mevcut mudur?
1. Saldırıya uğrayanın rızası: Kişinin, kendisine yönelik müdahaleye özgür iradesiyle açık ve geçerli şekilde onay vermesidir.
2. Üstün kamusal/özel yarar: Toplumun veya başka bir kişinin daha önemli bir yararını korumak amacıyla yapılan müdahaledir.
3. Kanunun verdiği yetkiye dayanılması: Kanun tarafından açıkça yetki verilen kişi veya kurumların, bu yetki kapsamında işlem yapmasıdır.
Bu hallerden biri mevcut ise saldırı, hukuka uygun hale gelir.
İnternet Üzerinden Kişisel Verilerin İhlali
İnternet ortamında kişisel verilere yönelik saldırılar karşımıza nasıl çıkabilir:
*Kişiden izin alınmaksızın paylaşılan görüntüleri
*Sosyal platform ve siteler üzerinden yorum suretiyle yapılacak hakaret içerikli, küçük düşürücü söylemler
*Gerçeği yansıtmayan haberler
*Kişinin özel hayatına dair bilgiler ve haberlerin izinsiz yayımı
*Bir kişi adına onun bilgilerini kullanmak yoluyla açılan sahte hesaplar
*Kişiye dair fotoşop, montaj yollarıyla değiştirilmiş ve gerçek dışı paylaşımlar verilebilecek birçok örnekten birkaçıdır.
Neler Kişisel Veri Kapsamına Girer?
*İsim-soyisim
*T.C. kimlik numarası
*Doğum yeri
*Doğum tarihi
*Telefon numarası
*Adres
*E-posta adresi
*IP adresi
*Sağlık bilgileri
*Konum bilgileri
*Dini inanç
*Parmak izi
*Banka hesap bilgileri
*Gelir bilgileri
*İnternet geçmişi
*İmza
*Fotoğraf, video, ses kayıtları ve daha birçok örnek; kişisel veriler kapsamına girip koruma altında olan bilgilerdendir.
Matufiyet Unsuru
Matufiyet, saldırı olarak nitelendirilen davranışların açıkça bir kişiye yöneltilmiş olmasıdır.
Bu noktada önemli olan, kişinin doğrudan ismi verilmek suretiyle kimliği belli edilmiş olmasa da diğer söylemler itibariyle kendisinden bahsedildiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belli olmasıdır.
Yargıtay uygulamalarında da matufiyet, davanın sonucunu etkileyecek çok önemli bir unsurdur.
Basın ve İfade Özgürlüğü Nedir? Sınırları Nelerdir?
Elbette internet ortamında yapılmış her paylaşım, yorum, eleştiri veya haber kişisel verilere yönelik bir saldırı niteliği taşımaz. Bu noktada basın ve ifade özgürlüğü devreye girecektir. Dolayısıyla bu özgürlüğün kapsamını ve sınırlarını bilmek gerekir.
Basın ve yapılan haberler bakımından durumu açıklayacak olursak;
Eğer bir haberci; gerçek ve haber değeri olan güncel bir bilgiyi, kamu menfaatine dayanarak insanları bilgilendirme amacıyla, hakaret etmeden ve eleştiri sınırları çerçevesinde yayımlıyorsa hukuka uygundur. Saldırı söz konusu olmaz.
Eğer haber ile konu arasında gerekli bağlantı ve ölçülülük bulunmuyorsa, kullanılan ifadeler eleştiri sınırlarını aşarak kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelik bir saldırı niteliği taşıyorsa ise hukuka aykırı bir durum ortaya çıkar.
İhlal Halinde Neler Yapılabilir?
Kişisel haklarının ihlali bağlamında kişinin başvurabileceği 3 farklı yol mevcuttur:
1. Türk Medeni Kanunu’ndan Doğan Haklar Bağlamında: TMK. m. 24 uyarınca, kişilik hakları saldırıya uğrayan herkes hakimden koruma talep edebilir. Kişinin rızası, üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği bir yetki yoksa, kişilik haklarına yönelik her türlü saldırı hukuka aykırı kabul edilir.
2. Savcılığa Şikayet: Suç teşkil eden eylemler söz konusu olduğunda savcılığa şikayet de mümkün olabilir. İnternet ortamında edilecek hakaretler, iftiralar gibi eylemler ceza hukukuna konu olup suç kapsamındadırlar.
3. Kişisel Verilerin Korunması Kurulu'na Başvuru: İnternet dünyasında kişisel verilerin herhangi bir yol ile ihlal edilmesi halinde öncelikle şikayet edilmek istenen şirket/kuruma KEP ile veya yazılı bir şekilde başvurulur. 30 gün içerisinde yanıt gelmezse KVKK’ye şikayet hakkı doğar. Bu şikayet en geç 60 gün içinde yapılmalıdır.
Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular
· Paylaşımda ismim açıkça yazmıyorsa yine de hukuki yollara başvurabilir miyim?
Evet, başvurabilirsiniz. Bir kişinin adı doğrudan belirtilmemiş olsa bile; bulunduğu konum, mesleği, özellikleri veya paylaşımda yer alan diğer detaylar sayesinde kim olduğu anlaşılabiliyorsa bu durum hukuken dikkate alınır. Buna matufiyet denir ve kişinin kişilik haklarının ihlal edilip edilmediği bu kapsamda değerlendirilir.
· Bir haber sitesi hakkımda “iddia ediliyor” şeklinde bir haber yaparsa bu durum her zaman hukuka aykırı mıdır?
Hayır, her haber hukuka aykırı kabul edilmez. Haber, kamu yararı amacı taşıyor, gerçek olaylara dayanıyor ve basın özgürlüğü sınırları içinde hazırlanıyorsa hukuken korunabilir ancak gerçeğe aykırı bilgiler içeriyorsa, kişiyi hedef gösteriyor veya küçük düşürme amacı taşıyorsa hukuki sorumluluk doğurabilir.
· Sosyal medyada yapılan ağır bir eleştiri her zaman hakaret olarak değerlendirilir mi?
Eleştiri hakkı kapsamında kalan, düşünce açıklaması niteliğindeki ifadeler hukuken korunabilir ancak kullanılan sözler eleştiri sınırlarını aşarak kişinin onurunu, saygınlığını veya toplum içindeki itibarını zedelemeye yönelik hale gelirse hukuka aykırı bir saldırı söz konusu olabilir.
· Fotoğrafım bir internet sitesinde iznim olmadan kullanılırsa, “zaten internette paylaşılmıştı” denilebilir mi?
Hayır. Bir fotoğrafın daha önce internette yer alması, herkesin bu görseli serbestçe kullanabileceği anlamına gelmez. Özellikle reklam, tanıtım veya farklı amaçlarla kişinin izni dışında kullanılması kişilik haklarına müdahale oluşturabilir.
· İnternet üzerinden yapılan bir saldırıda fiziksel olarak zarar görmediysem tazminat talep edebilir miyim?
Evet, mümkündür. İnternet ortamındaki ihlaller çoğu zaman kişinin manevi değerlerine yönelik olur. Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi, itibarın zarar görmesi veya kişinin onur ve saygınlığının zedelenmesi durumunda manevi tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.
· Bir haber ne zaman güncelliğini yitirir?
Basın özgürlüğü kapsamında bir haberin ne zaman “günce olma” niteliğini kaybedeceğini spesifik sayılarla açıklamak mümkün değildir. Somut olay bazında, haberin hala kamu yararına veya ilgisine olup olmadığı gibi unsurlar dikkate alınır. Öyle ki güncel bir gelişme veya tartışma sebebiyle eski haberlerin tekrar su yüzüne çıkarılması dahi, doğru değerlendirmeler ışığında haberi “güncel” ve hukuka uygun hale getirebilir. Bunlarla birlikte, bir haberin, güncellikle alakası olmadığı halde kişinin itibarına zarar verme niyetiyle tekrar tekrar ele alınması hukuka aykırı olacaktır.
Sonuç olarak, internet ortamında kişisel verilerin korunması, teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde daha da önemli hale gelen hukuki bir konudur. Dijital platformlarda yapılan her paylaşım, haber veya yorum ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek olsa da kişilerin özel hayatına, onuruna, şerefine ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki müdahaleler hukuka aykırılık oluşturabilir.
Bu nedenle bir olayın kişisel veri ihlali, kişilik hakkına saldırı veya hukuka uygun bir ifade kullanımı olup olmadığı değerlendirilirken olayın tüm koşulları birlikte ele alınmalıdır. Paylaşımın içeriği, amacı, kullanılan ifadeler, kişinin kimliğinin belirlenebilir olup olmadığı, kamu yararı bulunup bulunmadığı ve ifade özgürlüğünün sınırlarının aşılıp aşılmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Kişisel verilerinizin hukuka aykırı şekilde kullanıldığını, paylaşıldığını veya kişilik haklarınıza yönelik bir saldırı gerçekleştiğini düşünüyorsanız, durumun hukuki boyutunun doğru şekilde incelenebilmesi için alanında uzman bir avukattan destek almanız önem taşımaktadır.
