Özelgül Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
← Blog

13 Ağustos 2026 · Özelgül Hukuk

NİŞANIN SONA ERMESİ İLE HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ

Nişanın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi halinde, şartları oluştuğunda alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi talep edilebilir.

NİŞANIN SONA ERMESİ İLE HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ

Nişanlanma, karşı cinsten iki kişinin evlenmeye yönelik vaatlerini karşılıklı olarak beyan etmeleriyle kurulan ve aslında evliliğin ön şartı olarak görülen hukuki bir işlemdir. Söz konusu nişanlanma kurumu, çeşitli gerekçelerle sona erebilir.

Peki bunlar nelerdir?

Tarafların evlenmesi, ölüm ve gaiplik halleri, kesin evlenme engeli, evlenmenin imkansızlaşması, anlaşma, başka biriyle nişanlanma, tek taraflı bozma; bu gerekçelerden biri olabilir.

Nişanlılık ilişkisi, tarafların evlenmesi dışındaki sebeplerden biriyle sona ermişse; nişanın haksız yere bozulmuş olduğu ihtimallerde tazminat ve her ihtimalde hediyelerin geri verilmesi meselesi söz konusu olabilecektir. Hediyelerin geri verilmesi hususunda karşı tarafın kusuru, haklı veya haksız eylemleri önem arz etmeksizin talep mümkündür. Öyle ki nişanın bozulmasında tam kusurlu olan taraf dahi hediyelerin geri verilmesini isteyebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesi de üzerinde duracağımız bu konuyu ele alır.

Hediyelerin geri verilmesi

Madde 122- Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Alışılmışın Dışındaki Hediyeler

Maddede öncelikli olarak dikkat çeken ve hediyelerin iadesi kapsamında nelerin istenebileceğini gösteren kısım, “alışılmışın dışındaki hediyeler” olarak belirtilmiştir.

Hangi hediyeler alışılmışın dışında kabul edilebilir?

Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre; “…Nişan yüzüğü (alyans) dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle nişanın bozulmasından dolayı nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları nişan yüzüğü dışındaki ziynet eşyaları verenler tarafından geri istenilebilir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025, E. 2025/6945, K. 2025/7429)

Belirtmek gerekir ki, neyin “alışılmış” olacağı, yine de subjektif bir meseledir. Yerel örf ve adetlerin varlığı dikkate alınan unsurlardan biri olmakla, tarafların ekonomik durumları da yine etkili bir unsurdur. Ekonomik durumu iyi biri tarafından alınan hediye alışılmış sayılırken, aynı hediyeyi ona kıyasla daha kötü durumdaki biri aldığında, hakim tarafından “alışılmışın dışında” sayılabilir.

Bununla birlikte, nişanlanmadan tamamen bağımsız ve başka sebeplere dayanarak verilmiş hediyelerin iadesi bu kapsamda talep edilemez. Örneğin, evlenme iradesini ortaya koyan hediyeler dışındaki doğum günü, yıl dönümü gibi sebeplerle verilmiş hediyelerin bu kapsamda iadesi mümkün değildir ancak nişanlanma öncesinde, nişanın gerçekleşeceğine yönelik bir inançla verilmiş olanlar bu kapsama sokulabilir.

Maddi değeri olmayan manevi hediyeler, – fotoğraflar gibi – nişanlığın sona ermesi sebebiyle geri istenemez. Kişilik haklarıyla alakalı bir husus olduğundan, iadesine yönelik talep de bu bağlamda olmalıdır.

Zorunlu ve Faydalı Masraflar

Zorunlu ve faydalı masraflar, bir kişinin, bir malın değerini korumak veya iyileştirmek amaçlı yaptığı masraflardır. Hediyeyi iade edecek taraf, şayet mevcutsa, o hediyenin değerini korumak veya iyileştirmek amaçlı yaptığı masrafların ödenmesini isteyebilir. Bu ödeme yapılana kadar hediyeleri geri vermeyi reddedebilir.

Kimler İade Talep Edebilir?

Dikkat edilmesi gereken bir başka mesele de iade konusu yapılacak hediyelerin, kim tarafından ve kime verilmiş olduğudur. Süreç içerisinde bulunan herkesin bu yola başvurması mümkün değildir. Şöyle ki;

1.     Nişanlılar, birbirlerine verdikleri hediyeler için

2.     Nişanlılardan birinin ana veya babası ya da aslında öyle olmasa da ana/babasıymış gibi davranan kişiler (örneğin amca, teyze gibi), diğer nişanlıya verdikleri hediyeler için bu talepte bulunabilir.

Hediyenin İadesinin İmkansızlığı Durumunda izlenecek Yollar

TMK madde 122 kapsamında üzerinde duracağımız son husus da hediyenin aynen geri verilemediği durumlarda başvurulacak yoldur.

İlk yol her zaman hediye olarak verilmiş şeyin aynen iadesi veya bunun; aynı kalite, nitelik ve miktarda başka bir şeyle karşılanması şeklindedir. Hediye tüketilmiş, elden çıkarılmış, herhangi bir yolla aynen veya mislen iadesi imkansız hale gelmiş olabilir. Bu noktada iadeyi imkansız hale getiren eylem iyi niyetle yapılmışsa, artık nişanlılık bakımından bir geri verme yükümlülüğü kalmaz ancak elden çıkarılan şey karşılığında satış bedeli gibi bir değer elde edilmişse, bu değer geri verilmelidir. Kötü niyet söz konusu olduğunda ise, talebin konusu hediyenin tam değerinin tazmini gereklidir.

Peki bu bağlamdaki talepleri ne zamana kadar karşı tarafa yöneltmek mümkündür?

TMK. m. 123’e göre, “Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

Bir hak düşürücü süre olan bir yılın sona ermesiyle, tarafların dava hakkı zamanaşımına uğrar. Normal şartlar altında bu süre, nişanın bozulmasıyla başlar ama bazı durumlarda öğrenme tarihi de başlangıç olarak esas alınabilir.

Konu Bağlamında Sıklıkla Sorulan Sorular

·       Nişanı ben bozdum ve tamamen hatalıyım, yine de verdiğim hediyeleri geri alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz. Nişanlılık ilişkisi evlilik dışı bir sebeple sona erdiğinde, hediyelerin iadesi için tarafların kusurlu olup olmadığına bakılmaz. Nişanın bozulmasında tam kusurlu olan taraf bile, karşı tarafa vermiş olduğu alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini talep etme hakkına sahiptir.

·       Hangi takılar "alışılmışın dışında" sayılır? Alyansı geri vermeli miyim?

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, nişan yüzüğü (alyans) alışılmış hediye kabul edilir ve genellikle iadesi istenmez ancak bunun dışında kalan tüm altınlar, takılar ve ziynet eşyaları "alışılmışın dışında" hediye olarak değerlendirilir ve geri verilmesi gerekir. Yine de bir hediyenin alışılmış olup olmadığı belirlenirken tarafların ekonomik durumu ve yerel gelenekler de hakim tarafından dikkate alınır.

·       Ailem nişanlıma takı takmıştı, onlar da dava açabilir mi?

Evet, açabilirler. Kanuna göre sadece nişanlılar değil, nişanlıların anne ve babaları veya onlar gibi hareket eden (örneğin amca, teyze gibi yakınlar) kişiler de diğer nişanlıya verdikleri alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini bizzat isteyebilirler.

·       Nişanlıyken birbirimize aldığımız doğum günü hediyelerini de geri vermeli miyiz?

Genellikle hayır. Nişanlılık süresince verilen ancak nişanlanma olgusundan bağımsız olan doğum günü, yıl dönümü gibi özel gün hediyelerinin iadesi bu kapsamda talep edilemez. İade talebi, sadece evlenme iradesini ve nişanlılığı temsil eden hediyeler için geçerlidir. Ayrıca fotoğraflar gibi maddi değeri olmayan manevi hatıralar da geri istenemez.

·       Nişanda takılan altınları bozdurup harcadıysam ne olur?

Eğer hediye aynen geri verilemiyorsa (satılmış veya tüketilmişse), "sebepsiz zenginleşme" kuralları uygulanır. Şayet hediyeyi elden çıkaran kişi bunu iyi niyetle yapmışsa (örneğin nişanın bozulacağını öngörmüyorsa) ve elinde bir kazanç kalmamışsa geri verme yükümlülüğü bitebilir ancak satıştan bir bedel elde ettiyse bu bedeli iade etmelidir. Kötü niyetli bir durum söz konusuysa, hediyenin tam değerinin tazmin edilmesi gerekir.

·       Hediyeyi geri vermeden önce yaptığım masrafları isteyebilir miyim?

Evet. Hediyeyi elinde bulunduran taraf, o malın değerini korumak veya iyileştirmek için "zorunlu ve faydalı masraflar" yapmışsa, bu harcamaların kendisine ödenmesini talep edebilir. Hatta bu ödeme yapılana kadar hediyeyi geri vermeyi reddetme hakkı da bulunabilir.

·       Nişan bozulduktan ne kadar süre sonra dava açabilirim?

Nişanlılığın sona ermesinden doğan bu tür dava hakları, ayrılığın üzerinden bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bu süre genellikle nişanın bozulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Sonuç olarak, nişanlılığın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi halinde, Türk Medeni Kanunu'nun 122. maddesi kapsamında alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi talep edilebilir ancak hangi hediyelerin bu kapsamda değerlendirileceği, iadenin aynen mi yoksa bedel üzerinden mi gerçekleştirileceği, tarafların sıfatları, hediyenin verilme amacı ve somut olayın özellikleri gibi birçok hukuki değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle her olay kendi koşulları çerçevesinde ayrı ayrı incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması ve somut olayın hukuki niteliğinin doğru şekilde değerlendirilmesi adına, alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması önem taşımaktadır.